|
Devletin vatanda? kar?ysyndaki önceli?ini, haklaryny yetkilerini Yargytay (Selahattin Aydar karary ile) tersyüz ediyor. ?imdi hukukla bu önceli?i vatanda?yn özgürlü?ünü geni?leterek yeniden tanymlyyor. Tarihi de?i?-tiriyor ve dönü?türüyor. Topluma sorumlu ve olgun bir muhatap olarak güven duydu?unu beyan ediyor ve devlete de topluma güvenmesini emrediyor. Ylk defa hukukun emri ile halk adam yerine konuyor.
Tarihin aky?ynyn de?i?ti?i dönüm noktalary, muhtelif ?ekillerde tecelli eder. Bazen bir sava?, bazen bir liderin zamansyz ölümü, bazen bir do?al afet ve bazen de bir ki?inin cesur iradesi, tarihin çarklaryny bir daha geri dönülmez bir ?ekilde farkly bir istikamete do?ru sürükler. Yargytay Ceza Genel Kurulu'nun geçti?imiz hafta açyklanan bir karary i?te böyle bir dönüm noktasyny ifade ediyor. Yüzyyllaryn geleneklerinden, yüzyyllaryn aly?kanlyklaryndan bir kopu?u, yeni bir dünyaya geçi?i anlatyyor. Herkesin alky?lamasy, ?apka çykartmasy gereken bu kararyn ifade etti?i anlam üzerinde ehemmiyetle durulmasy gerekiyor. “Laikli?in yeni bir yorumu” ba?ly?y ile topluma takdim edilen bu kararyn, laikli?in synyrlaryny özgürlükçü bir yorumla geni?leten bir karardan ibaret olmady?yny; hatta dü?ünce ve ifade özgürlü?ünü evrensel standartlara yakla?tyran bir kararyn da ötesinde anlam ta?ydy?yny vurgulamak gerekir. Yargytay, yani hukuk sistemimiz, hukukçularymyz, devlet ile birey-vatanda? arasyndaki ili?kiyi özgür bireyi merkeze öne alarak yeniden tanymlyyor ve adeta devlete dair inançlarymyzda, devletin kendine biçti?i rolde sessiz bir hukuk devrimini gerçekle?tiriyor.
Laikli?in hukuku ve kamu düzeni
Devletin vatanda? kar?ysyndaki önceli?ini, haklaryny yetkilerini Yargytay tersyüz ediyor. ?imdi hukukla bu önceli?i vatanda?yn özgürlü?ünü geni?leterek yeniden tanymlyyor. Tarihi de?i?tiriyor ve dönü?türüyor. Topluma sorumlu ve olgun bir muhatap olarak güven duydu?unu beyan ediyor ve devlete de topluma güvenmesini emrediyor. Ylk defa hukukun emri ile halk adam yerine konuyor. Yargytay Ceza Genel Kurulu'nun vermi? oldu?u karar ilk baky?ta bir laiklik yorumu gibi görünüyor. Bir gazetede yayymlanan yazyda “laikli?i savunanlaryn dinsiz ve ehl-i küfür” olarak nitelenmesi davanyn özünü olu?turuyor. Yargytay Ceza Genel Kurulu bozma kararynda konuyu bir laiklik probleminin ötesine ta?yyor ve dü?ünce ve inanç özgürlü?ünün geni? ufku içine yerle?tiriyor ve bu synyrlary olabildi?ince açarak bütünüyle özgürlüklere inanan bir sonuca ula?yyor. 47 sayfalyk karar metni hukukun felsefesine, vatanda? ile devlet arasyndaki ili?kinin mahiyetine ve kamu düzeninin dayandy?y esaslara dair parlak bir hukuk dersi niteli?i ta?yyor.
Bu kararyn de?i?tirdi?i ve kyrdy?y kalyplary hatyrlayalym: Devletin yüceli?i ve önceli?ini demokrasinin imkansyzly?yna, halkyn vesayet altynda tutulma gere?ine dayandyrmy?ty büyüklerimiz. Halk kendi halinde byrakylyrsa karga?a ya?anyr, devletin çykarlaryna halel gelir ve toplum-devlet hayaty sürdürülemez görü?ü; bizim adymyza karar verenlerin ayrycaly?yna bir mantyk temeli olu?turuyordu. Demokrasi, herkesin haddini bilmesi gereken bir oyuna dönü?üyor; çizgi a?yldy?y zaman ise dy?arydan müdahalenin gerekçesi oluyordu. Böyle olunca toplum ancak yasaklarla ve otoriter bir devlet iktidary ile düzen içinde tutulabilir; toplum ve devletin çykarlary sürdürülebilirdi. Devlet gerekti?inde müdahale edecek bir vasi, halk da bir vasinin gözetim ve kontrolünü sürekli üzerinde hisseden olgunla?mamy? bir kalabalyk olarak kalacakty.
Yargytay, söz konusu kararynda devlete ve topluma biçilen rolleri altüst ediyor. Kamu düzenini korumak için “dü?ünceleri mahkumiyetlerle durdurmak” yerine “dü?ünceleri bir arada ya?atmaya ve ho?görü ile de?erlendirmeye çaly?mak” arasyndaki uçurumu bir tercih yskalasyna yerle?tiriyor. Yargytay'yn muhataby halk de?il, devleti ancak yasaklarla ve oligar?ik bir yönetimle ya?ataca?yny iddia edenler. Bu kesim çok açyk olarak yüksek yargy organynyn karary ile “halky dura?anly?a ve geri kalmy?ly?a mahkum etmekle” suçlanyyor. Takip edelim.
“Ço?u kez, devletin yönetim gücünü yedinde bulunduran ve bu yetkiyle “resmi ideoloji” ady altynda birçok düzenlemeyi “uyulmasy zorunlu kurallar bütünü” olarak halka dayatyp “korunmasy gereken düzen” namyyla hukukun himayesi altyna aldyrmy? olanlaryn, halkyny ya dura?anly?a ya da geri kalmy?ly?a mahkum etti?i gerçe?i hatyrlanmalydyr.” “Yakyn tarihimiz yeniden hatyrlanmaly; “Devlet düzeni” olarak kabul olunan ve do?ru sayylyp “kamu düzeni” namyyla korunan nice “resmi ideolojinin”, ola?an ya da ara rejimlerle de?i?tirildi?i, yerine ikâme edilenlerin yine “Devlet düzeni” ady altynda “yeni do?rular” olarak hukukun korumasy kapsamyna alyndy?y, bunlaryn da bilahare yerini yenilerine terk etti?i hatyrlanmaly, bu de?i?imleri benimseyenlerle benimsemeyip cesaretle ele?tirenlerin olu?turageldi?i ‘kamu'nun, birlikte ya?ama zorunlulu?u ve yarary dü?ünülmeli, halky farkly tercihlerden soyutlamanyn ve yönetenlerin dü?ünceleri do?rultusunda kabule zorlamanyn olanakly bulunmady?y, bu nedenle de “kamu düzeni” kavramynyn ideolojik “Devlet düzeni” ile her zaman örtü?medi?i sonucuna varylmalydyr.”
Bir bary? yöntemi olarak laiklik
Yargytay, daha da ileri gidiyor ve kurumla?my? anlayy?y ters kö?eye yatyryyor. “Esasen, do?asyndaki disiplin gere?i, ayny do?rultuda dü?ünme ve zytlyklary reddederek uygulama zorunlulu?u içeren “Devlet düzeni” ile, zyt görü?ler ve dü?üncelerin ho?görü ile birlikteli?ini reddedilmez sayan “kamu düzeni”nin, farkly kavramlar oldu?u sonucuna varylmalydyr.” diyerek, açykça farklylyklary, ço?ulculu?u me?ru gören özgürlüklerden yana tavyr koyuyor. Yukarydaki satyrlarda muhatabyn birey de?il, bireyin özgürlüklerini kysytlamayy varly?ynyn garantisi olarak gören devlet oldu?unu hatyrlatalym. Yüksek yargy organy açykça devlet kar?ysynda bireyi himayesi altyna alyyor ve devleti dar synyrlaryna riayete zorluyor. Yargytay, bununla da yetinmiyor ideolojik ve felsefî tercihleri hatta siyasi tercihleri tekçi ve total bir dünya olarak topluma dayatmanyn kamu düzeni ile çeli?ti?ini söyleyerek, farklylyklary reddedenleri mahkum ediyor.
Yargytay'yn bu devrim niteli?i ta?yyan karary y?y?ynda laikli?i yeniden ke?fetmek zorundayyz. Dünyanyn hiçbir yerinde laiklik kavga konusu yapylmyyor; tersine problemleri çözmek için seferber ediliyor. Laiklik evrensel olarak toplumsal bary?y tesis etmek için geli?tirilmi? bir yöntemdir. Son derece basit ve sa?lam bir manty?y vardyr. Farkly dinler ve din mensuplary arasyndaki çaty?mayy önleyebilmek için devlet tarafsyz kalyrsa, çaty?mayy önleyecek hakly ve me?ru bir otoriteye sahip olacaktyr. Bu yüzden laiklik korunan, korunmasy gereken bir nesne, bir prensip de?ildir. Tersine laiklik güçlü ve etkin bir bary? yöntemi olarak toplumu ve kamu düzenini korur.
Laikli?i ilave anlamlar yükleyerek ta?yyamayaca?y yüklerin altyna sokarsanyz bu asli görevini yerine getiremez. Laiklik bir felsefe ve bir ideoloji de?ildir. Devlete dair bir anayasal prensiptir. Ynsanlar laik olamaz; laiklik devlete özgü bir tutum ve yöntemdir. Devlet bu tutuma ve prensibe ba?ly kaldy?y sürece ben dinî inançlarymdan dolayy zarar görmeyece?imden emin olabilirim. Bu yüzden, “Aklyn ve bilimin öncülü?ünde, ulusla?manyn temeli...” diye ba?layan tanymlar laikli?i de?il, pozitivizmi yani bir felsefi dü?ünceyi ifade etmektedir. Bunun ady da laiklik de?il, laisizmdir.
Laikli?i ödünç aldy?ymyz Fransyzlaryn tanymy bu yüzden hukukçularymyz tarafyndan izlenmesi gereken bir vuzuha sahiptir. Fransyz Temel E?itim Kanunu ?u tanymy yapyyor: “Laiklik: Devlet, din, felsefe ve politika konularynda tarafsyzdyr.” Burada can alycy nokta, devletin felsefe konusundaki tarafsyzly?ydyr. Tanym, devletin dinler kar?ysynda bir dinden yana tavyr almanyn ötesinde herhangi bir felsefi görü?ü de savunamayaca?yny anlatyyor. ?ayet dinlere kar?y tarafsyz iken, din kar?yty felsefelerden birini savunursanyz devlet tarafsyzly?yny yitirmi? olur. Bu yüzden din kar?yty dü?ünceleri, en ba?ta da pozitivizmi laiklik olarak niteleyenler en çok laikli?in kendisine zarar vermektedir. Laikli?i din dü?manly?y olarak gören dindarlar ile, laikli?i dine de?il akla ve bilime dayanan bir düzenin dayana?y olarak görenler arasyndaki tarty?mayy, laikli?in dy?yna sürüp çykartmak, laikli?e geni? bir soluk aldyracaktyr.
Yargytay'yn alky?lanmasy gereken kararynda bile bu alanda a?ylmasy gereken kritik e?iklerin hâlâ mevcut oldu?u görülüyor. Kararda, 8 yyllyk e?itime muhalefet eden dava konusu yazydaki görü?lere kar?ylyk, Kur'an'daki “oku” emri öne sürülüyor. Bir hukuki gerekçeyi dinî bir referansa dayandyrmanyn laikli?e aykyry oldu?unu ve böyle bir yakla?ymyn açty?y kapydan girecek yorumlaryn dine de laikli?e de zarar verece?ini hukukçularymyzyn takdir etmesi gerekir. Yine karara muhalefet ?erhi yazan üyelerden biri, itirazyny Yslamiyet ile demokrasinin bir arada ya?ayamayaca?y argümanyna dayandyryyor ve uzun uzun ?eraitin demokrasiye kar?y oldu?unu savunuyor. Bu yakla?ym da laikli?e aykyrydyr. Bir siyasi veya felsefi tarty?mada ilgi ile izlenebilecek bu görü?ler bir hukuki gerekçeye mesnet te?kil edemez. Yargycyn görevi dini de?il hukuku yorumlamaktyr. Bir dindar demokrasi ile dini arasynda bir kar?ytlyk görmedi?i zaman yargyca dü?en görev, bu inancy korumaktyr.
Bütünüyle karar devrimci ve ileri bir karardyr. Avrupa Birli?i sürecinde ihtiyacymyz olan, AB dayatmalary yerine kendi dinamiklerimizle evrensel standartlara yakla?ma çabamyz açysyndan da bir çy?yr niteli?indedir. Bir hukuk devletinde hukuk her ?eyin üzerinde olacaktyr. Yargyçlary- myz bu tarihî karar ile hem kendilerine hem de mer'i hukukumuza saygyyy artyrmy?lardyr. Hepsinin ötesinde yüksek yargy karary ile artyk halkymyz gerçekten sorumlu ve özgür bireyler olarak kabul görmenin gönencini ya?ayacaktyr.
PROF. DR. MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
GAZY ÜNYVERSYTESY Ö?RETYM ÜYESY
|