Yargy-siyaset ili?kileri Türkiye’nin uzun bir zamandyr en tarty?maly konusu olma özelli?ini korumaktadyr. Son günlerde, özellikle Yargytay Cumhuriyet Ba?savcysy ile Türkiye Barolar Birli?i Ba?kany’nyn konu?ma ve beyanatlaryyla ya?anan tarty?malarda, asyl göz önünden kaçyrylmamasy gereken, yargynyn genel tutumu ve kararlaryyla ortaya çykan istikamettir.
Soyut ithamlarla sürdürülen bu “aty?ma”lar, yakla?yk on yyldyr derinden sürüp giden, yargynyn, siyaseti “ku?atma” harekatyny hafife almamyza sebebiyet vermemelidir. Türkiye’de, Adalet Bakanly?y koltu?unda “sol” görü?lü siyasetçilerin bulunmady?y zamanlarda, yargy mensuplary ile bazy çevrelerin “yargy ba?ymsyzly?y” meselesini sykça gündeme getirdi?ine, özellikle hükümetlerin yargyya müdahale ettiklerine dair beyanlaryna ?ahit olmaktayyz. Yazyyy kaleme almadan önce, yakla?yk on be? yyllyk bir süre içinde konuya dair söylenmi? belli ba?ly beyanlary tekrar gözden geçirdim. De?i?ik bir ?ey yok; ülkemizde Adalet bakany ile Adalet Bakanly?y müste?ary, Hakimler ve Savcylar Yüksek Kurulu üyeli?inden çykartylyr, Kurul sadece yargyçlardan olu?turulursa, sanki, yargy ba?ymsyzly?yna dair sorunlar ve ?ikayetler ortadan kalkacaktyr. Buna, bir de, yargy mensuplarynyn maa?larynyn artyrylmasy meselesini ilave edebiliriz.
Yargy ideolojik mi davranyyor?
Yargy ba?ymsyzly?y meselesinin, bu kadar basit ve teknik bir mesele olarak ele alynmasy ne kadar hazindir. Ancak bu noktada bile bir çifte standardyn varly?y görülmektedir. 1990’ly yyllaryn ilk yarysynda, emekli Yargytay Cumhuriyet Ba?savcysy Vural Sava?, dönemin Adalet bakanynyn siyasi basky ve etkileri sebebiyle Hakimler ve Savcylar Yüksek Kurulu üyeli?i görevinden istifa etmi?tir. Yargy ba?ymsyzly?yndan, siyasetin yargyya müdahalesinden söz eden çevreler, daha önce veya sonra benzeri ya?anmamy? böyle bir olaydan hiç söz etmemi?lerdir. Kurul üyelerini istifa ettirecek derecede bir siyasi basky ele?tiriye de?er bulunmamy? mydyr?
?emdinli davasy çerçevesinde, iddianamenin hazyrlanmasynda “siyasi” etki ve yönlendirmeyi ima edenler, Hakimler ve Savcylar Yüksek Kurulu’nun, davanyn savcysy Ferhat Sarykaya hakkyndaki kararynda hiçbir “etki”den söz etmemektedirler. Yçeri?inde ne tür hatalar olursa olsun, sadece bir “iddianame” düzenlemek sebebiyle, tarihte, meslekten ihraç edilen ba?ka bir savcy olmu? mudur? Türkiye’de yargy ba?ymsyzly?ynyn önünde, organizasyonel sorunlardan çok bir zihniyet sorunu vardyr. Yargynyn tek amacy, ideolojisi adalettir; adaletin gerçekle?tirilmesidir. Adaletin asgari unsuru ise, hukukun, ayny durumda olanlara e?itlik anlayy?y içinde uygulanmasydyr. Temelinde e?itlik olmayan, farkly standartlar üzerine oturan hukuk uygulamasyyla adalet gerçekle?tirilemez. Ülkemizde, yakla?yk on senedir, adaletin bu temel esasyndan ciddi sapmalar ya?anmy?tyr.
Son olarak konuyu beyanlaryyla gündeme ta?yyan Yargytay Cumhuriyet Ba?savcysy’nyn, basyna yansyyan içeri?iyle, iki mütalaasy, sözünü etti?imiz yakla?yma güzel bir örnektir. Gazeteci Hrant Dink’le ilgili yerel mahkeme kararynyn temyizi a?amasynda, ilgili daireye sunulan savcylyk mütalaasynda, dü?ünce özgürlü?ünün synyrlanmasyna kar?y çykylmakta, içeri?i katylmady?ymyz, sarsycy görü?lerden olu?sa da dü?üncenin ifadesine synyrlama getirmemek gerekti?i ileri sürülmektedir. Dü?ünce açyklama hürriyeti çerçevesinde, gayet özgürlükçü bu mütalaa, özgürlükçü bir yakla?ymy my göstermektedir? Hayyr. Nitekim, kysa bir süre sonra, yine dü?ünce açyklama “suç”uyla dosyasy Yargytay’a gelen Mehmet ?evket Eygi hakkynda “özgürlükçü” bir mütalaa çykmamy?tyr. E?er, ilke olarak dü?ünceyi açyklama özgürlü?ü benimseniyorsa, Hrant Dink ile Mehmet ?evket Eygi arasynda niçin bir fark gözetilmektedir? Eygi’nin açyklady?y dü?üncelere veya zihniyet dünyasyna özel bir kar?ytlyktan ba?ka neyle izah edilebilir bu farklylyk? Bunlaryn hukuk içinde bir cevaby yoktur.
Yine, Dany?tay’a yapylan saldyry ile ilgili soru?turmaya hükümetin etkisi ele?tirilirken, Türkiye’nin, siyasetçisiyle, yargycyyla, bürokratyyla, gazetecisiyle, bu soru?turmada ba?aryly bir synav veremedi?ini gözden uzak tutmamak gerekir. Pek çok ihtimale açyk bir olayy, daha yaradan kan damlarken, dar ideolojik görü?leri istikametinde malzeme olarak kullanmak isteyen ki?ilerin, ülke adyna ta?ydyklary bir sorumluluk hissinden söz edebilir miyiz? Ortada henüz hiçbir veri yokken, “kan” üzerinden siyasi ve ideolojik mesajlar vermek, kamuoyunu ve devam eden ceza kovu?turmasyny belli bir baky? açysyna mecbur etmeye çaly?mak sorumluluk hissiyle ba?da?maz; bu ilkel bir siyasi bencilliktir. Dany?tay saldyrysyyla ilgili soru?turmayy sadece hükümetin istedi?i istikamette yönlendirmeyi ele?tirmek, ba?ka istikametlerdeki yönlendirmelere itiraz etmemek samimiyet konusunu tarty?maly hale getirmektedir.
Siyaseti ku?atma harekâty
Hukukun siyasi hedefleri gerçekle?tirmek için bir araç olarak kullanylmasy özellikle “28 ?ubat”tan sonra iyice belirginle?mi?tir. Bu dönemde küçük büyük pek çok hukuk ihlaline rastlanmakla birlikte, özellikle yargy üst kurumlarynyn bir siyasi kurum gibi zaman zaman devreye girmesi, tayin edilen genel siyasi istikametten “sapma” gösteren hakimlere uygulanan açyk yyldyrma politikalary hukuk ve yargynyn tam bir siyasi “organ” biçiminde görünmesine yol açmy?tyr. Artyk yargy kararlary hukuki yorum farklylyklary çerçevesinde açyklanabilir olmaktan çykmy?tyr. Daha da ileri gidilerek, mevzuatyn da ötesinde, hukukun, e?itlik gibi, evrensel en temel de?erleri kaale alynmamy? ve bu durumun “ola?an”la?tyrylmasyna çaly?ylmy?tyr.
Yakyn zamanda Dany?tay’yn Milli E?itim Bakanly?y’nyn çe?itli i?lemleriyle ilgili vermi? oldu?u kararlarla, Anayasa Mahkemesinin yeni kurulan üniversitelere rektör atanmasyyla ilgili kanuni düzenlemenin yürürlü?ünü durdurma karary, sadece hukuki mülahazalarla açyklanamayacak kararlardyr. Ba?örtüsü konusu, yasamanyn ve yürütmenin tasarruf alanyndan, çykartylmaya çaly?yldy?y gibi, imam hatip liseleri ile ilgili düzenlemeler de hükümetin düzenleme alany dy?ynda byrakylmak istenmektedir. Giderek, anaokulundan üniversiteye, bütün e?itim ve ö?retim faaliyetleriyle ilgili düzenleme ve uygulamalar, yasama organynyn ve hükümetlerin tasarrufundan alynmakta, bu konulardaki yetki bürokratik kurumlara verilmektedir. Bunun için yüksek yargy, bir taraftan kendince kurallar koymaya çaly?makta, di?er taraftan da bu alanlarda hükümeti i? yapamaz hale getirmektedir.
Yargyçlaryn ve savcylaryn da, di?er vatanda?lar gibi siyasi görü?leri, ideolojik mensubiyetleri bulunabilir; buna kimsenin bir itirazy olamaz. Ancak, yargy görevi, siyasi ve ideolojik görü?lerin ifade ve icra yeri olarak görülemez, görülmemelidir. Siyaseti, siyasetçilerden daha mahirane surette icraya çaly?an yargy mensuplary önce içinde bulunduklary kurumu yypratmaktadyr. Siyaseti yerinde, siyasi partilerde yapmak gerekir; yargy bürokrasisi içinde de?il.
MARMARA ÜNYVERSYTESY Ö?RETYM ÜYESY
12.07.2006