Yeni Sayfa 2

 

 
 
AKTURK HUKUK BÜROSU

 

 

 

Hastasını bilgilendirmeyen doktora 125 bin YTL ceza...

 
 

Yargıtay, hasta haklarıyla ilgili önemli bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, ameliyatın riskleri konusunda hastayı bilgilendirmediği için 125 bin YTL tazminata mahkum edilen doktorun cezasını onadı. Bilirki-şi raporlarında hekim kusurlu bulunmamıştı.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, tarihi bir karara hükmederek hastasını aydınlatmayan doktora verilen 125 bin YTL`lik tazminat kararını onayladı. Yargıtay`ın son kararı sadece `bilgilendirmeme` gerekçe gösterilerek verilen ilk karar olduğu için önem taşıyor.

Türkiye`de hastayı aydınlatma yükümlülüğünün 1977`den beri var olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Hakeri, eylül ayında verilen kararla ilgili davanın 2003 yılında açıldığını belirtti. Prof. Dr. Hakeri, ameliyat sonrası ses kısıklığının oluşması nedeniyle açılan dava hakkında şu bilgileri verdi: "Gelen bütün bilirkişi raporları hekimin bu konuda bir kusurunun olmadığını söylüyor. Bunun üzerine mahkeme, 2007`de hekim her ne kadar kusurlu değilse de `ameliyat yönünde rıza alınmasına rağmen hastanın meydana gelecek komplikasyonlara ilişkin bilgilendirilmediği` gerekçesiyle hekimin tazminat ödemesi gerektiğine hükmediyor. Bu tarihi bir karar. Aynı zamanda Yargıtay`ın ilk ayrıntılı kararı. Ayrıca, doktorun hastayı bilgilendirdiği yönündeki savunması, Yargıtay tarafından yazılı bir bilgilendirme olmadığı gerekçesiyle de reddediliyor." Tek başına aydınlatmanın da hekimi sorumluluktan kurtaramayacağını bildiren Prof. Dr. Hakeri, aydınlatma, rıza, doğru teşhis ve tedavinin birlikte olması gerektiğini vurguluyor.

Rızası alınan hastanın mutlaka bilgilendirilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Hakan Hakeri, "Kanunda bununla ilgili bir hüküm yok. Ancak Hasta Hakları Yönetmeliği`nin 15. maddesinde, hastanın sağlık durumunu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, alternatifleri, sonuçları ve hastalığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yazılı bilgi istemek hakkına sahip olduğu belirtiliyor." diye konuştu. Aydınlatma yükümlülüğünün bizzat tedaviyi üstlenen hekim tarafından yerine getirilmesi gerektiğini kaydeden ceza hukuku hocası şunları kaydetti: "Eğer tedavi birden fazla hekim tarafından üstlenilmişse, sorumlu hekim de aydınlatma yapabilir. Hasta, tedavisi ile ilgilenen tabip dışında bir başka tabipten de sağlık durumu hakkında bilgi alabilir. Hastanın tıbbi müdahaleden en geç bir gün önce bilgilendirilmesi gerekir. Yine eğer küçük yaşta veya kısıtlı bir hastaysa velisi veya varisi bilgilendirilmelidir." Aydınlatmanın ispat açısından yazılı olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hakeri, matbu formlarla ve sadece imzalatma suretiyle yapılan aydınlatmaların geçersiz olacağını sözlerine ekledi. Konya, aa

Zaman